Miyomektomi (Miyom)
Miyom Nedir?
Miyom, asıl olarak doğurganlık döneminde (ergenlik sonrası ile menopoz öncesi dönem) rahim bölgesinde meydana gelen normalin dışındaki dokulara verilen isimdir. Miyomlar düz kas yapılarından oluşan iyi huylu tümörlerdir. Kadın üreme sisteminde en sık karşılaşılan tümör türü olan miyomlar, çoğunlukla belirtiye yol açmazlar.
Miyom Neden Olur?
Günümüzde miyomların, bir başka deyişle fibroid veya leiomyoma olarak adlandırılan kitlelerin, hangi sebeple ortaya çıktığına dair net bir bilgi mevcut değildir. Ancak birçok uzman doktor ve araştırma, miyom oluşumunun östrojen hormonu tarafından tetiklendiği yönünde görüş bildirmiştir. Aynı zamanda genetik ve ailesel faktörler de miyomların oluşmasında rol alır.
Miyomlar Kimlerde Daha Çok Görülür
Miyom Belirtileri Nelerdir ?
● Adetler arasında geçen sürenin kısalması ve düzensiz hale gelmesi.
● Sık sık idrara çıkma isteği.
● Cinsel ilişki esnasında oluşan ağrı ve bunu genellikle bu durumu takip eden kanama.
● Adet döneminde normale göre daha şiddetli ve uzun süren kanama görülmesi.
● Büyük tuvalete çıkarken makat bölgesinde ağrı ve baskı hissi.
● Karın, bacak ve sırt ağrıları (ağrıyan bölge miyomun baskı yaptığı yere göre değişmektedir).
● Kısırlık.
● Hamileyken aniden düşük yapmak.
● Tuvalete düzenli olarak çıkamamak, kabızlık
● Karında sebepsiz yere ortaya çıkan baskı ve şişlik hissi.
● Aşırı ve uzun süreli âdet kanamasına bağlı olarak ortaya çıkan anemi.
Rahmin kendi düz kas liflerinden gelişen miyomlar, ailesinde miyom olan kadınlarda daha çok görülür. Üreme çağındaki kadınlarda karşılanmamış östrojen hormonunun artması sebebiyle, miyomların görülme oranları yüzde 15-20 arasında olmaktadır. Gebelikte östrojenin yükselmesi nedeniyle miyomların boyutları daha fazla artmaktadır.
Miyomların Hamileliğe Etkileri Nelerdir?
Miyomlar hamilelikte genellikle belirti vermez veya bir şikâyete neden olmazlar. Ancak hamilelikte miyoma bağlı en sık şikâyet ağrıdır ve hamilelerin %10’u ağrı nedeniyle tedavi alırlar veya hastaneye yatmaları gerekir. Ağrının nedeni miyom boyutlarında artış ve miyom dejenerasyonudur (miyom içeriğinde bozulma).
Miyomlara bağlı olarak hamilelikte meydana gelebilecek diğer sorunlar arasında:
● Düşükler
● Erken doğum ve erken su gelmesi
● Hamilelikte kanama veya plasentanın (bebeğin eşi) yapıştığı yerden ayrılması
● Plasentanın rahim ağzına yakın yerleşmesi (plasenta previa)
● Bebeğin ters olması veya doğumda ters gelmesi
● Bebekte büyüme, gelişme geriliği
● Güç doğum
● Saplı bir miyomun sapının burulması sonrası şiddetli ağrı
● Doğum sonrası şiddetli kanama.
Miyom Tedavisi İçin Uygulanan Yöntemler
Hormon Tedavisi: Bu tedavi sırasında hastalara menopoz oluşturacak kadar östrojen düzeyini düşürücü GnRH agonistleri adlı ilaçlardan verilir. Bu sayede miyomların küçültülmesi ve miyomları besleyen damarların incelmesi amaçlanır. Bu sayede hastaların yakınmalarında azalma meydana gelir. Hormon tedavisinin kesilmesinden sonra miyomlar hızla eski durumuna döner. Ayrıca bu ilaçların uzun bir süre kullanılması hastalarda kemik erimesi ve menopoz belirtilerinin oluşmasına sebep olur. Bu yüzden bu tedavi seçeneği kısa süreli iyileşme gerektirecek durumlarda tercih edilir. Genellikle diğer tedavi yöntemlerini kullanmak istemeyenlerde kısa süre rahatlık sağlamak amacıyla ya da miyomektomi ameliyatı öncesinde kanamaları azaltmak amacıyla kullanılır.
Miyomektomi: Bu tedavi seçeneği, rahimde olan miyomların tek tek alınmasını sağlar. Bu tedavi yoluyla rahimin alınmasına gerek kalmadan, kadınlarda doğurganlık özelliğinin korunması sağlanır. Bu ameliyatlar genellikle karından açık yöntemle yapılsa da, laparoskopik veya histeroskopik yöntemle de uygulanabilir. Çekilen MR sonucunda rahimde miyom tespit edildiğinde, en uygun tedavi yöntemine karar verilir. Miyom sayısının artması tedaviyi güçleştirir. Hem ameliyat süresi daha uzun olur, hem de hastada daha fazla kan kaybı meydana gelebilir.
Histerektomi: Bu tedavi yönteminde genel anestezi uygulanarak, rahim miyomlarla birlikte alınır. Hasta 45 yaşın üzerinde veya menopoz döneminde ise yumurtalıklar da alınabilir. Genellikle rahimde çok fazla miyomu bulunan, menopoza girmiş ya da çocuk sahibi olmak istemeyen kadınlarda bu yöntem tercih edilir. Bu tedavi yönteminde hem miyomların tedavisi yapılmış olur, hem de yumurtalık ve rahim kanseri riski ortadan
kaldırılmış olur. Ameliyat sonrasında hastalara yumurtalıklardan salgılanan hormonlar ilaç tedavisi içinde verilir. Bu yöntem özellikle diğer tedavi yollarından sonuç alamayan hastalara tavsiye edilir.
Embolizasyon: Bu tedavi yönteminde hastalarda lokal anestezi kullanılmaktadır. Kasıktan girilen ince bir katater yardımıyla rahmi besleyen atardamarlara girilir. Bu damarlara tıkayıcı tanecikler kateter yardımıyla verilir. Bu şekilde miyomların beslenmesi kesilir. Meydana gelen doku ölümü sonunda miyomlarda küçülme olur ve miyom boyutuna bağlı yakınmalar ortadan kalkar. Hastalarda olan ağrılar, kanamalar önemli oranda azalır. Rahimin diğer dokuları ise bu işlemden etkilenmez. Buradaki dokular karındaki diğer damarlardan beslendikleri için yapılan embolizasyon işlemi onları etkilemez. Bu tedavi yöntemi rahimde olan miyomların tedavisinde son yıllarda oldukça sık kullanılan bir tedavidir.
Embolizasyonun en önemli avantajları arasında, yapılan işlem sırasında herhangi bir kesi yapılmaması, lokal anestezi altında uygulanması ve hastaların yapılan işlemden sonraki gün hastaneden çıkabilmesi sayılabilir. Uygulanan bu yöntemin histerektomiden daha üstün olması, rahmin bütünlüğünün korunmasıdır. Fakat her tedavi yöntemi gibi, embolizasyon tedavisinde hastaların doğru seçilmesi gerekir. Bu şekilde daha fazla başarı sağlayacak bir tedavidir. Özellikle deneyimli bir radyoloji uzmanından bu konuda fikir alınarak tedaviye başlanmalıdır.